24 Aralık 2013 Salı

Tesadüf Bu Ya ...



Tesadüf bu ya…
Aylardan Aralık günlerden Salı…
Ve sen giriyorsun salına salına bütün Aralık’lardan yüreğime…
- Küçük İskender 

23 Aralık 2013 Pazartesi

BİR AYRILIK SESSİZLİĞİ



Bir adam gelir elleri nasırlı ,gözleri kahırlı,dili yalanlı...
Bir adam gelir ve oturur,oturduğu koltuk lanet okur,gök kubbe ise biten aşkın selâsını...

Kadın gelir ve oturur adamın karşısına görüş mesafesine yakın lakin bir o kadar uzak.
Kadının saçları vardır rüzgara eş,aşkla kalleş.
Gözleri vardır elanın yeşiline kahveyi küstüren.
Sözleri vardır acılı bir şair gibi...

Adamın bir kahve dumanı uzağında eli saçlarında saçları belinde gözleri Hîra da.
Adam konuşur adam konuşunca kahve bulanır,bağ evinin yanından akan durgun sular durulur.
Adam söz verir kadın güler.Gülmek bir melekle kardeş.
İnce şekersiz bir kahve kokusu sinerken odaya dışarıdan gelen soğuk hava kalbini deler geçer kadının.

Eski kırk beşlik plaklar çalınır evin salonunda adam kadına bakar ,kadın adama kıyar.

Bir aşk; bir şarkı,bir kahve ve bir Kasım eşliğinde biterken, güneyde bir kuş havalanır kuzeyin buzuna inat.

Kadın kahveyi yudumlar bir devir kapanır.Kapı aralanır huzur evi terk eder ayrılık misafir olur,yüzsüz dür çünkü ayrılık ,erkekle eşdeğerdir bu sebeple.

Güneyde bir şarkı yazar bir adam tüm aşklara inat,
Kadın adamı sever tüm Kuzeye inat .



Kader KİBAR

AŞKIN KIRMIZI HALİ



Cümleler kırmızı ruj sürüyor , sonra dizelere anlatıyor en şehvetli aşkları.
Sonra bir kız can buluyor cümlelerde adı E ile başlayan İ ile biten,büyün ünlü uyumuna tutsak , kendine mutlak.
Bir vapur kalkar gibi eğiliyor suya,sonra eteğinden düşüyor tüm harfler ,tüm harfler sabıkalı şimdi ,tüm harfler zoraki aşık.
Sonra bir çift göz beliriyor kafasını kaldırdığında ,gök kubbe renginde ve buz beyaz. Gözlerinde kendini gören bir kız o dudakları kırmızı kalbi sabıkalı...

Saçlarımı akordeonlarla tarar gibi uyutur dun ya beni şimdi tüm uyumalar korkutuyor beni,
Nisan gibi gelirdin ya bana şimdi tüm açan çiçekler incitiyor beni.

Yapamazsın alamazsın elimden eskimiş mavileri,kaybettiğim sende ki beni,
Son verdiğin düşlerimi,hiç sevmediğim o grinin yalnız tonunu.

Öyle gerçekti ki gözlerinin yalan mabedi,ibadete yöneldi ellerim dizlerim sualsiz körü körüne.
Ben ne zaman inansam şimdi bir şeylere tüm inanmalar korkutuyor beni sahiceymişçesine 
Ardından at koşturdum uçsuz bucaksız bozkırlarda,atıma kalkan iki el silah tın çünkü sen.
acılı,sancılı ve kaygısız
Şimdi hangi rüzgar eser deli başında,hangi rüzgar öper seni
Söyle gözlerim küsecek hadi
Söyle sözlerim yitecek hadi,söyle dünya göçecek hadi !

Kader KİBAR