12 Kasım 2015 Perşembe

Durum Betimlemesi



Yattığın odanın duvarları hangi renk bilmiyorum, ya maviye çalar ya da beyaza ikisini de çok severdin sen. Hangi saat var sol elinin uzanma mesafesinde bilemem lâkin saati tahmin edebilirim saat 00.13 sevgilim... şükür aynı yarım kürede nefes alıyoruz. Ne zaman adına bir şiir yazsam bir köyde bir deli âşık sazına vuruyor içli bir şark gecesi kahvehanesinde. Hala Romeo Juliet'e aşık ve hala İstanbul karışık sen ordasın diye. Seni taşıyor diye telaşlı o şehir biliyorum. Sol elinde çiçekleri saçlarıma taktığın parmağında bir halka mevcut şuan ya da bir saniye çıkardın onu yatağın yanına koydun ağır bir ses çıkardı sanki bir metal demir göğsüme saplandı gibi. Bir nefes uzağında yatıyor soyadını verdiğin kadın, söylesene adını duvarların her köşesine kazıdı mı sahiden? Mesela şimdi su içmeye kalktın benim gözümden akan cinsten lâkin biraz tuzsuz... Gerçi bilmem belki gözyaşım sulara karışmıştır o derece ağladım. Yada belki gözünden bir damla yaş damladı bardağın içine seninde... neye ağladın bilmiyorum ama ağlamak en çok sana yakışmazdı herhalde. Yani anlayacağın sevgili, yine rolleri değişmedik, yine benim yaşım sana aktı senin dudakların bardağa değdi, bardak seni tattı ben acıyı, sen ihanetinin tuzlu suya karışmış sefaletini !
Kader Kibar 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder